Lack of Enthusiasm

Hayat vb., In English 1 Yorum »

Since the beginning of this semestr ,I could not find myself powerful take important steps about my planings.I don’t know why but if I wouldnt be able to get over this thing,next 3-4 months will be a shame for me .

People without a target for their life can spend their time like I am doing previous 7-10 days.But I have an aim actually aims.So how can I be so lukewarm to my aims ,planings ,targets etc..Maybe ,it seems like ,origin of my problem is lack of enthusiasm.I don’t even have enthusiasm for the things about the solarcar team that I am one of the members.

I think one of the reasons of this enthusiam deficiency based on my previous year which is full of RUSH.After final examinations of Autumn Term ,I began to feel free :) ,no more examinations, no more races and no more projects for the near future..

I think another reason for this situation is not having a holiday,not knowing what “holiday” means..Yes I dont know how to have a good time and how to relieve after all the things I lived in 2009.Yes the weather conditions are not very suitable for an holiday but this winter holiday is just like sitting in front of my laptop and trying to learn programming language for me.Maybe struggling with codes relieved me a bit but not at all ..

I feel like ,we are still at first semester .Nothing has changed,I came back to my home at Sakarya and living exactly the same .Go to Classes,come back ,eat dinner,write codes,sleep ,go to class………..

Same same same what a shame :)

By the way ,I still couldnt believe that we participated in World Solar Challenge and come back to Turkey,It was like a dream,but still I feel as if I did not participate in that event.But I also couldnt feel excited like I feel before the race.

STRANGE..

What else ,It is the right time for me to get my ideas into a shape,otherwise I’ll really be a looser..

Hope to recover my enthusiasm and excitement again…

Ciaoooooo….

C# Örnek Çalışma

Bilgisayar, Mühendislik Yorum Yaz »

Merhabalar;

Unuttuğum C# bilgimi hatırlamak ve biraz da ilerlemek için console applicationlar ile meşgulüm bu günlerde.Bilgisayarımı kurcalarken yapmış olduğum ödevi buldum.

Geçen yıl Bilgisayar Programlama dersinde,dönem ödevi olarak aÅŸağıdaki console application’ı oluÅŸturup 100 üzerinden 07 almıştım.

Bize bildirilen ödev,öğrendiÄŸimiz tüm döngüleri,dizileri vb her ÅŸeyi içerecek bir program yazmamız ve bunun belli bir satır sayısını aÅŸmamasaydı.Bazı yerlerde gereksiz iÅŸlemler mevcut ama olurda biri google’a sorarsa bulsun diye buraya yazayım dedim.

Dersten CC ile geçmiştim ama bu ödevden 07 almıştım.Neden 07 aldığım konusunda halen bir fikrim yok :))

Sakarya Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliğinde okuyan arkadaşlar kullanıp 07 alabilirler eğer isterlerse :)

Aşağıdaki bağlantıda akış diyagramı vb.de mevcuttur.
http://hotfile.com/dl/25836739/de51c81/C_devim.rar.html


using System;
using System.Collections.Generic;
using System.Text;
using System.IO;

namespace NotDefteri
{
class Program
{
static void Main(string[] args)
{
string username;
string pwd;
Directory.CreateDirectory(”c:\\yılsonunotları”);

Devamını Oku »

Almanca ve Elektrik-Elektronik Mühendisi

Hayat vb., Mühendislik Yorum Yaz »

“Bir Elektrik-Elektronik Mühendisi iyi derecede İngilizce bilgisinin yanısıra Almanca’da öğrenmeli mi?” sorusuna yanıt arıyordum uzun süredir,sanırım o cevabı bu gün tam olarak buldum.

Öncelikle ÅŸekil olarak az çok benzediÄŸini düşündüğüm Flemenk dillerinin (Hollanda ve Belçika) Almanca ile çok az benzer yanı olduÄŸunu , Flemenkçe’nin İngilizce ile Almanca arasında farklı bir dil olduÄŸunu öğrendim.

Bunun yanısıra Norveç,İsveç ,Danimarka’nın dillerininde Almanca ile pek yakın olmayan diller olduÄŸunu öğrendim.Ben ise bu bahsi geçen ülkelerin çoÄŸunluÄŸunda Almanca bilerek kiÅŸilerle hafif ÅŸive-ağız farklılıklarıyla anlaşılabileceÄŸini düşünüyordum.

Bu Almanca’nın gözümdeki deÄŸerini yitirmesine sebep olan birinci etmen idi.

İkinci olarak ise Elektrik-Elektronik ve otomasyon konusunda Dünya’nın önde gelen firmalarının Alman firmaları olması,ileride yurtdışında çalışma fikrine destek olması amacıyla Almanca’yı gözümde yükseltiyordu.

Bu aÅŸamada ne kadar kariyer sitesi varsa hepsindeki iÅŸ ilanlarını dolaÅŸtım.ÇoÄŸu ilanda Almanca bilinmesi gerektiÄŸi ibaresini arıyordum ,çünkü elektronik-otomasyon konusunda ülkemizde de ÅŸubeleri bulunan çok önemli firmalar var.Ancak bu firmaların Almanya için aradığı eleman ilanlarında bile dil ile ilgili olarak sadece iyi derecede İngilizce konuÅŸup yazabilmek ibaresi yer alıyordu.Bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda ilanda iyi derecede ingilizce “ve/veya” almanca,ÅŸeklinde bir dil ÅŸartı vardı.

Bu iki durumun ardından mühendis forumlarında vb. daha önceden açılmış konulara , iş hayatındaki mühendis kişilerin sorulan sorulara verdikleri cevapları okudum.Durum değişmemişti.

İngilizce bilmek tek başına yeterli idi.

Biraz daha mantıklı düşündükten sonra profesyonel iş hayatı anlamında İngilizce bilmenin tek başına yeterli olacağına kendi adıma tekrar kanaat getirdim.

Eğer çalışmak istediğim yer Avrupa olursa ,ki ben yurtdışında yaşamayı yada çalışmayı pek düşünmüyorum,bu kişilerle ingilizce anlaşmak pek de güç olmayacaktır.

Hele ki Almanca öğrenmeye hiç gerek yok,Çünkü Almanya’da Alman’dan çok Türk var :))

Hollanda , Belçika ve Norveç’te yaÅŸayan bazı arkadaÅŸlarımızla konuÅŸtuÄŸumuzda da onların İngilizce seviyelerinin bizden çok daha üstün olduÄŸunu ,bu ülke vatandaÅŸların bir ingiliz yada amerikan gibi düzgün bir aksanla ingilizce konuÅŸtuÄŸunu gözlerimle görüp kulaklarımla iÅŸittim..

O zaman geriye tek seçenek kalıyor,Dünya dili İngilizce’ye devam…

Almanca için harcanacak vakti de başka bir konu üzerine yoğunlaşarak geçirmek,böylelikle ileride faydasını görüp görmeyeceğimizin belli olmadığı bir riske girmemek..

SaÄŸlıcakla….

Yahşi Batı

Hayat vb. Yorum Yaz »

Sürekli sözünü ettiÄŸim 8 Ocak saat 20:00 da özgürlüğüme kavuÅŸtuÄŸum akÅŸam 21:00 seansında Sakarya AKM ‘de YahÅŸi Batı Filmini ev arkadaÅŸlarımla beraber izledim.

AROG Filminden sonra acımasız yorumlar yapmıştım,GORA ‘dan sonra büyük bir beklentiyle gittiÄŸim için filme,ancak durum şöyleki Cem YILMAZ GORA’dan sonra espri tarzını deÄŸiÅŸtirdi bana göre,yani stand up larında ki gibi esprilerini açık ÅŸekilde yapmıyor artık.AROG bu ÅŸekildeki ilk filmiydi , YahÅŸi Batı’da aynen o yönde ilerlemiÅŸ.


Yahşi Batı Fragman - Official Trailer
by X-Fragman

Filmin içinde öyle sahneler varki düşündükçe gülesiniz geliyor.Mesela bir çalı yumağının sürekli oradan oraya gitmesi ve karşılaşınca bir insana yol verirken yaşadığınız aynı olayı çalıyla yaşaması,Sheriff in orta anadolu şivesiyle konuşması vb.

Bence filmdeki en önemli eksik nokta,filmin başında ingilizce olan konuşmaların sonran tamamen türkçeye çevrilmiş olmasıydı.Bazı yerlerde ingilizce olarak devam etseydi,insanımız bir sheriff in orta anadolu şivesiyle konuşmasının ne kadar hoş olduğunu daha kolay anlayabilirdi.

Filmi izlediğim salon oldukça kalabalıktı,ve çoğu sahnenede beraber gittiğim arkadaşım ve ben dışında hiç gülen yoktu,hatta bize bakıyorlardı garip garip..

Åžimdi bu iki adam ,amerikan baÅŸkanına hediye vermeye gidiyorlar ve soyulduktan sonra beÅŸ parasız kalıyorlar.Ve çeÅŸitli iÅŸler yapıyorlar,Osmanlı macunu satıyorlar,ızgara tavuk :) ,ve en önemlisi Horse Washing In and Out….

Horse Washing In and Out tabelasını elinde tutarak tam 3 saniye gözüküyor Cem Yılmaz,biz bunu gördüğümüzde gülmekten kırılırken,tüm salon öylece bakıyordu.

Cem YILMAZ’ın dediÄŸi gibi ben yaptım esprilerimi anlayan anlar modu hakim filmde.Åžimdi bana sorsanız sen çok zekisinde mi hepsini anladın.Tabii ki hayır ,benim de çok fazla kaçırdığım bölümler oldu.

Ama ÅŸu bir gerçek filmi bir Adabazaarlı deyimiyle ” Kafa Raad Hafıss” modunda girmek lazım.Yoksa filme odaklanamayabilirsiniz.

DVD’si çıktığında yeniden izleyeceÄŸim bir film olacağından eminim çünkü daha gülünecek çok ÅŸey var o filmde.

Küfür olayına gelirsek,her zamanki Cem Yılmaz filmlerinden biri,çok fazla rahatsız etmiyor,ama bazı yerlerde bir iki gereksiz küfür de yok değil.

Bana göre izlenmesi gereken ,gülme ihtiyacını karşılayan bir film,her ne kadar GORA ve Recep İvedik serisi kadar güldürmese de farklı bir mizah anlayışı içermekte…

Nefes Filmi

Hayat vb. Yorum Yaz »

Güney Doğuda askerlerimizin yaşadığı olayları anlattığı belirtilen Nefes filmini sonunda izleyebilme fırsatını elde ettim.
NEFES

Öncelikle Film’de ünlü olarak nitelendirebileceÄŸimiz bir oyuncu mevcut deÄŸil ya da en azından ben tanımıyordum hiçbirini.Film 2 saat civarı bir süreye sahip.

Bir dağ karakolu ve komutanının başından geçenleri daha çok psikolojik açıdan vermeye çalışan bir yapım.Filmdeki bazı sahneler ve mekanlar(mekan demeliydim-çünkü tüm film aynı yerde geçiyor) oldukça etkileyici.

Belki de filmin iki tane önemli sahnesi var,birisi filmin 1 yıldan beri sinemalarda da fragman olurak verilen ” sen uyursan herkes ölür” ana temalı içtima sahnesi.Karakol komutanı Yüzbaşı karakola geldiÄŸinde nöbet tutan askerlerin uyuduÄŸunu ,bölük astsubay ve asteÄŸmenlerinin de uyuduÄŸunu görünce “biraz” sinirleniyor ve hepimizin bildiÄŸi o konuÅŸmayı yapıyor.


Nefes - Uyursan ölürsün
by ghostfaceboy

Diğeri de filmin sonundaki karakol baskını sahnesi.

Askerlerin nöbetde uyumaları sebebiyle çoğu kez karakol baskınlarının hüsranla ,ve çok sayıda şehitle sonlandığını çok yakın bir akrabamın emekli ordu mensubu olması nedeniyle çok iyi biliyorum.

Karakol komutanlarının ve askerlerinin aileleriyle olan telefon konuşmaları vb. gerçekte olduğuna çok yakın şekilde verilmiş,bizzat yakından yaşamış olduğum için ne anlama geldiklerini çok iyi hissedebiliyorum.Ancak bu kısım biraz uzun tutulmuş.

Filmin son yarım saatinde dağ karakoluna teröristler tarafından baskın yapılıyor ve gerçekten insanın içini burkan durumlar sahneler oluşuyor.Ancak daha öncesinde de dediğim gibi yine olay değil insan psikolojisine daha fazla yönelmişler.

Nitekim,söz konusu karakol baskını sahnesinde bize gösterilen sadece karakolun içinde patlayan bombalar ve içeriye giren kurşunlar,bu kurşunları kimin attığı,nasıl bir baskın yapıldığı ,yada karakolu baskın altında uzaktan gösteren bir saniyelik bir sahne bile yok.

Duygusal olarak insanı etkilese de ,daha iyi bir senaryo ve daha yüksek bir bütçeyle çok daha etkileyici bir film yapılabilirmiş.

Vasatın altında bir film olarak nitelendirmem gerekirdi,ama konusu az da olsa terör örgütüne karşı olan mücadelenin ruhunu verebildiği için NEFES filmi İZLENMELİ diyorum..

Son 15 gün!!!

KategorilenmemiÅŸ Yorum Yaz »

Evet son 15 gün,bir yıldır süren aksiyonun son 15 günü….

Geçen yıl bu günlerden beri kendi adıma hayatımın bugüne kadar olan en aksiyonlu günlerini geçirdim,belki ilk 6 aylık dönemi atarsak haziran ayından bu yana yaşadığımız aksiyonun haddi hesabı yok :)

Haziran başında SEM 09 sonrası mazeret sınavları vb. dedik,derken güneÅŸ arabası üretimiydi,organizasyonuydu ,osu busu ÅŸusu derken koca bir yaz bitti…

Sonrasında okullar açıldı ,ertesi hafta bayramdı .Bayramdan 5-6 gün sonra ise Avustralya maceramız baÅŸladı tam 33 gün insanüstü varlıklar gibi yaÅŸamaya çalıştık,outback te geçen geceler,krizler ,kazalar problemler,dünyanın en zorlayıcı ortamlarından birinde geçen 15gün..Kıta içinde 12.000 km yolculuk ,uçakla gidilen mesafeyide katarsak bir ayda 40.000 km…

Bir oh diyemeden başlayan vizeler,sonrasında mazeretler ödevler quizler ,dedik oh bitti,ve finallerin sıkıntısı başladı.

Girilmeyen dersleri yeniden öğrenebilme telaşı,vb. vb. Ve bugünler de yine teorik ağırlıklı çalışmalarımızı sürdürüyoruzzzz….

Ve 8 Ocak akşam saatlerinde bu sıkıntılar sona erecek ve son 6 aydır ben ne yaptım diye oturup düşünebileceğim.

8 ocak saat 20:00 ı halatla çekiyorum :)

Şimdi derslerimin başına geri dönmeliyim :(

Bu insanın 2009 yılı

Hayat vb., Mühendislik 1 Yorum »

Ne diyelim 2009 yolu acısıyla tatlısıyla heyecanıyla stresiyle neÅŸesiyle geride kalmak üzere…

2009 yolu kendi adıma hayatımın şu ana kadarki en aktif yıllarından birisi idi diyebilirim.Eminim ki bundan sonraki yıllarda bu yılı arayacağım çünkü %100 eminim önümüzdeki yıllar çok daha yoğun geçecek.

2008 yılının bu günlerinde şu an bu satırları yazdığım bilgisayarım ilk arızasını yapmıştı ve 1 hafta sonra gelir umuduyla garantiye göndermiştim.Ne yazıkki Acer servisinin el değiştirmesi sebebiyle 2 aylık bir süreç sonunda tamiri yapılıp geri gönderildi.Aynı arızayı Ağustos ayında yeniden yaptı ve yeni bir travma yaşamama sebep oldu.

Neyse efendim,2009 yıllarının ilk günleri bilgisayarsız ve mutsuz bir ÅŸekilde geçiyordu.İlk dönem ortalamamız bayağı iyi sayılırdı.Acaba Erasmus’a mı gitsek muhabbetleri yaparken , diÄŸer yandan SAITEM ile katılacağımız Global Green Challenge için organizasyon ve stratejik çalışmaları sürdürüyordum.Derken ev arkadaşım Serhat ÅŸu an İrlanda topraklarındayken ben Sakarya’da devam ediyorum.

GGC nedir ,ne deÄŸildir yarışta bize ne lazımdır ne deÄŸildir ile kafayı kırarken bir yandan ağırlığını arttıran derslerimizi sallıyorduk.Açıkcası derste oturamıyordum bile.Oldukça hüsran bir vize dönemi geçirirken SAHIMO’yu Shell Eco Marathon 2009 için hazırlama çalışmalarına baÅŸladık.O sırada C# konusunda manyaklaÅŸmak istiyordum ama istediÄŸim vakti bir türlü veremedim.Dersi geçsemde ÅŸu an programlama konusunda öğrendiÄŸim ÅŸeylerin çoÄŸunu unuttum.İnÅŸallah ikinci dönem o konuyu halledeceÄŸim.

Araç üretimi sırasında Dünya’ca ünlü Associated Press Shell Eco Marathon belgeseli için ,Türkiye’ye geldi ve kampüsümüzde aracımızın bazı çekimlerini vb. yaptı.Derken 1-5 mayıs tarihleri arasında Almanya Eurospeedway pistinde SAITEM ile SAHIMO’yu Shell Eco Marathon 2009′a götürdük,Geçen yıl Avrupa 3.ncüsü olan aracımız bu sene tekrar 3.ncülük derecesini elde etti.Buruk bir mutlulukla geri döndük.Avrupa’nın önemli yerlerinden pek çok arkadaÅŸ sahibi olduk.

Derken geldiğimizin ertesi günü final sınavlarımız başladı,berbat geçmiş vize sınavlarımdan sonra kaç dersten kalırım sorusunun hesaplamalarını yaparken ,bir kısmı mazeret sınavları olmak üzere finallerimizi bitirdik.O da neydi,tüm derslerimden geçmiştim.Sanırım çaresizlik psikolojisi geçmek zorundayım hissiyatı bir problem olmadan ilk sınıfı bitirmemi sağladı.

Mazeret sınavlarından sonra 15 gün kadar memleketime gidebildim.Ardından SAITEM Global Green Challenge iÅŸleri için Sakarya’ya döndüm.Yaz okulunda yükseltmeye ders almaya cesaret edemediÄŸimden dolayı tüm yazı Sakarya’da geçirmeme lazım akademik anlamda bir geliÅŸme kaydedemedim.2009 yılı piÅŸmanlıklarımdan biride yaz okulunu boÅŸ geçmemdir.

Derken derken yeni SAGUAR’ın(GüneÅŸ arabası) üretimine baÅŸladık.Bir yandan teknik ekibin içerisinde elektrik montajında bulunmaya çalışırken diÄŸer yandan araç kiralama,konaklama vb. vb. ÅŸeyleri ayarlamaya ,Avustralya Türkiye arasındaki saat farkını ayarlayıp telefon görüşmeleri yapmaya çalışıyordum.Gece 3 te labaratuardan ayrılıp telefon etmeye gittiÄŸimi bilirim :)

Derken çoÄŸu kiÅŸi tarafından imkansız olarak görülen olayı baÅŸardık ve Avustralya’ya gittik.33 gün boyunca kaldığımız kıta ülkesinde,pek çok tecrübeler kazandık.Global Green Challenge daha öncede bahsettiÄŸim gibi bir kıta yarışı.Melbourne , Adelaide ve Darwin ÅŸehirlerinde bulundum, ve 33 günde kıta içerisinde 12.000 km mesafe katettik.

Dünya’nın önde gelen MIT,TU Delft,Groep T,Stanford,UNSW,Bochum gibi üniversitelerinden gelen ekiplerle yarıştığımız GGC 09 da anladım ki,istersek onları yakalayabilir ve geçebiliriz.Onlarda lisans öğrencisi idi bizde ve aramızda ufak tefek farklılıklar vardı ki,bizler bu açığımız çok daha fazla çalışarak kapatabiliriz.

1 hafta süren kıta yarışı sonunda SAGUAR kendi klasmanında Dünya’nın en iyi 9′uncu GüneÅŸ Arabası olarak yarışı bitirdi.

Yarışı bittikten 3 gün sonra Sakarya’ya geri döndük ve geldikten 3 gün sonra vizelerimiz baÅŸladı.1,5 ay derse girmemiÅŸlÄŸin verdiÄŸi fransızlık duygusu ile çaresizce ders ne hoca kim gibi soruları cevaplamaya çalışırken,mazeret sınavlarına girme hakkı tanındı ve biraz olsun vakit kazandık.Benim vizelerim tam 35 gün sürdü :) ,sıfırdan kendi kendine bir dersi öğrenmek gerçekten çok zormuÅŸ.Bu haftada ödevler vb. derken bir de baktım ki finallere bu gün itibariyle 11 gün kalmış.Bunu idrakle birlikte hemen finallere çalışmaya baÅŸladım.

Bitmiyor aksiyon bitmiyor…Finaller bitince bir oh diyebileceÄŸim sanırım.

Bu yıl bazı konularda kendi adıma bir şeyler kazandım,bazı kayıplarımızda oldu elbet,istediğim plandığım işlerini yarısından fazlasını gerçekleştiremedim.Ama kafamda çizdiğim hayat yolunda doğru yönde bir yıl harcadığımı düşünüyorum.

2010 yılında umarım zaman yönetimini daha iyi becerip,daha faydalı ve verimli bir yıl geçirebilirim.

2010 da yine daha çok daha çok daha çok çalışmak var…

Allah yüzümüzü kara çıkartmaz İNŞALLAH.

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

Hayat vb. Yorum Yaz »


ALLAH(C.C.)’ın hepimize hayır ve muhabbet dolu bir bayram nasip etmesi dileÄŸiyle,Kurban Bayram’ınız mübarek olsun.

Umarım,hepimiz bu bayram maneviyatın anlamına biraz daha anlar içimizdeki manevi boşluğu biraz olsun doldurabiliriz.

HAYIRLI BAYRAMLAR….

Global Green Challenge 2009

Hayat vb., KategorilenmemiÅŸ, Mühendislik 3 Yorum »

Evet uzun bir zaman oldu buralara pek uÄŸramayalı…

Yine bir macerayı daha başarıyla atlattık ve yeni maceralarımızın planlarını yapmaya başladık bile..

Avustralyadaydık(m),Global Green Challenge 2009 için tüm Dünya üniversiteleriyle yarışmak için SAITEM ile beraber Dünya’nın en uzak kıtası(Down Under) Avustralya’da idim.

SAGUAR

Global Green Challenge(eski adıyla World Solar Challenge) 1987′den bu yana Avustralya kıtasında yapılan ve Darwin’den Adelaide’a kadar olan 3027 km lik trafiÄŸe açık bir güneÅŸ enerjili araba yarışı.Yanlış duymadınız 3027 km lik trafiÄŸe açık yolda yapılan ve Dünya’nın her yerinden çeÅŸitli üniversitelerin birbiriyle teknoloji anlamında kapıştığı bir yarış.

Bu yılki yarışa kadar ne yazıkki hiç bir Türk ekip bu yarışta yer alamadı.Bu yıl ise benim de içerisinde bulunduÄŸum ekip SAITEM-Sakarya Üniversitesi İleri Teknolojiler Uygulama TopluluÄŸu ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden İTÜ-GAE bu yarışa katıldılar.

30 Eylülde İstanbuldan yola çıkarak Malezya aktarmalı olarak Melbourne’e ulaÅŸtık.Melbourne’de Avustralya Türk Kültür Platformu’ndan yetkililer ve sponsorumuz Grandfoods ile bazı görüşmelerde bulunduk,burada isimlerini sayamayacağım kadar çok kiÅŸi bizlere oldukça yardımcı oldular.Hepsine tekrar teÅŸekkür etmek istiyorum.

Yaklaşık 1 hafta sonra SAGUAR’ımızı lojistik ÅŸirketinden teslim alarak Adelaide’a geçtik.Orada TAFE SA O’Hollaron Hill Campus’te ayarlamış olduÄŸumuz atölyede bir hafta kadar araç üzerindeki son ayarlamalarımızı yaptıktan sonra,yarış startının olduÄŸu, Adelaide’a 3027 km uzaklıktaki ,Darwin’e doÄŸru yola çıktık.

3 araçlık konvoyumuzla Darwin’e doÄŸru ilerliyorduk ki,Alice Springs dolaylarında başımıza talihsiz bir olay geldi ve malzeme kutumuzu taşıyan ve treylerde ki SAGUAR’ı çeken kamyonetimiz takla attı,neyseki arkadaÅŸlarımıza bir ÅŸey olmadı ancak malzeme kutularımız çöle saçıldı(outback).Psikolojimiz oldukça bozulsa da birbirimizi motive ederek sorunlarımızı çözümlere kavuÅŸturabildik.O sırada oralarda olan GGC yarış komitesi bizlere oldukça yardımcı oldular.Trailer’ımızı kendi araçlarına takarak Darwin’e kadar çektiler.

Bir şekilde Hidden Valley yarış pistine ulaştık ve orada yapılan sıralama turlarında 8nci olduk.Yarışa sekinci sırada başladık ancak 5 km gitmeden aracın kaliperlerin kilitlendi ve durmak mecburiyetinde kaldık.Daha sonra pek çok mekanik problem çıktı ve araç ilk 2 yarış gününde yaklaşık 8 kez durmak zorunda kaldı.Dunmarra kontrol stop çıkışında aracımız bir spin attı ve mekanik arkadaşlarımız bir gecede tüm mekanik aksamı söküp güçlendirerek yeniden taktılar.

Neyse efendim bir ÅŸekilde yarışı sonlandırdık ancak “trailering ” denen olayı tam olarak anlayamadığımızdan dolayı ancak 1437 km lik rotayı biterebildik.

Ve sonuç olarak kendi kategorimizde 9 ncu genel klasmanda 15nci olduk.İTÜ ise 10 uncu 16nci sırayı aldı.Ayrıca GGC Best New Comer ödülünüde alan İTÜ-GAE bizleri ülkemiz adına gururlandırdılar.

Buradan SAITEM ekip arkadaşlarımı ve İTÜ-GAE ekibini tekrar kutlamak istiyorum.

Büyük tecrübeler kazandığımız ,eksiklerimizi gördüğümüz yarış ,gelecek yarışlar için oldukça umut verici olarak geçti….

Åžimdi zaman eksikleri tespit etme zamanı , biraz dinlenme fakat durmadan yola devam etme zamanı…

Her ÅŸey ülkemizin bir adım daha ileriye gidebilmesi adına…

Hello World!!!

In English Yorum Yaz »

All the time I have written this two words when i am starting to learn a new programming language.But this time it is a bit different,now i am starting my new blog posts in english.It would be great for me,because i like writing in English very much.Maybe sometimes i will make some language mistakes,but i hope you forgive me,because English is not my native language and it is possible to make mistakes while i am writing and speaking.

Hello World!!!

This Salih BAYDAN.A person of planet Earth,will be an electrical & electronics engineer after 3 years education at Sakarya University.My life was really boring when i started university,but after a while i have figured out the problem.I needed to do something special,so in the end i have founded the enjoy-SAITEM-Sakarya University Advanced Technologies Application Community.

I have been busy with the projects,SAGUAR and SAHIMO.

We came third at Shell Eco Marathon 2009 early this May,and we have been preparing our new solarcar SAGUAR NL for Global Green Challenge 2009 which will be held in Australia from Northest to Eastest part of continent.

Ok,that is it,for now,just introducing myself a bit to you.I will continue my posts in English,if i have enough time.

Cheers…

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS GiriÅŸ